“İşçinin Parasını Kendi Paraları Gibi Veriyorlar” – Kristal İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Erdal Akyazı ile söyleşi

Salgın günlerinde söyleşi dizimiz devam ediyor. Bugünkü söyleşi konuğumuz TÜRK İŞ / Kristal İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Erdal Akyazı. Eskişehir’de sınıf mücadelesini izleyenler Erdal Akyazı’yı Paşabahçe Eskişehir Fabrikasındaki sendikalaşma mücadelesinden ve tüm zamanlardaki dayanışma kararlılığından tanır. Aşağıda Yaşam Bellek Özgürlük’ün yönelttiği soruları ve Akyazı’nın yanıtlarını bulacaksınız.

1. Erdal Akyazı’yı kısaca tanıyabilir miyiz?

1975’de Trabzon Çarşıbaşı ilçesinde doğdum. İlk, orta, lise öğrenimimi Çarşıbaşı’nda tamamladım. Askerden sonra Paşabahçe Eskişehir fabrikasında işe başladım. 2003 yılında Kristal İş Sendikasını, Paşabahçe Eskişehir fabrikasında örgütlemekten dolayı arkadaşlarımla birlikte işten atıldım. Sonra sendikamız beni Bilecik İl Temsilcisi olarak görevlendirdi. Bir yıl sonra Bilecik Temsilciliği kapatılınca Bursa şube görevlisi olarak Bursa Yenişehir şubesine gönderildim. 2011 yılında Paşabahçe Eskişehir fabrikasında tekrar örgütlenme başladı. Tekrar örgütlenme çalışmaları için Eskişehir’e gönderildim. Örgütlenmede başarılı olunca tekrar Paşabahçe Eskişehir Fabrikasında işbaşı yaptım. Önce İşyeri Temsilcisi oldum, sonra Şube Başkanı. İki dönemdir arkadaşlarımın takdiri ile şube başkanlığı yapıyorum.

2. Salgın günlerinde zaman nasıl geçiriyor?

Daha çok evde kalıyorum, şubeye gidiyorum, kitap okuyorum.

3. Kristal İş Yönetim Kurulu salgın günlerinde toplanabiliyor mu? Toplantılar yapamıyorsanız, bu dönemde karar alma mekanizmalarınız nasıl işliyor?

Toplantı yapamıyoruz, telefonla istişare ederek karar almaya çalışıyoruz

4. Üyeleriniz arasında Covid 19 pozitif tanısı var mı? Üyelerinizle dönemsel olarak ilişkilerinizi nasıl sürdürüyorsunuz? İşyeri ziyaretleri, üye toplantıları yapabiliyor musunuz?

Şimdiye kadar üyelerimizde Covid 19 vakası görülmedi. İşyerlerini gezerek üyelerimizle tezgâh başlarında birebir görüşerek irtibat kuruyorum. İşyerlerini her zaman gezme imkânım var.

5. Eskişehir’de örgütlü olduğunuz işyerleri nereler? Salgın nedeniyle üretimi duran işyeri var mı? Var ise burada çalışmakta olan işçilerin durumu nedir?

Paşabahçe Eskişehir, Anadolu Cam Sanayi, Knauf İnslation Fabrikalarında örgütlüyüz. Tamamen duran işyeri yok, kısmi durmalar var. Arkadaşlarımız kısa çalışma ödeneğinden yararlanacaklar, şimdiye kadar işçi çıkarma olmadı.

6. 16 Nisan’da TBMM’de kabul edilen torba yasada işçilerle ilgili hükümleri (3 ay işten çıkarmanın ertelenmesi, 39 TL günlük ücret ödenmesi vs.) nasıl değerlendiriyorsunuz?

Üç ay işten çıkarmama iyi ama içeriği kötü. Ücretsiz izin kullanma yetkisinin tek taraflı şekilde işverene verilmesi çok kötü, meşrulaşırsa işverenler bunu kötüye kullanırlar. Hükümet işten çıkmaları yasaklatıp kısa çalışma üzerinden bu süreci yönetseydi işçi sınıfının kaybı olmazdı. Zaten kısa çalışma ödeneği işçinin emekçinin çalışırken biriktirdiği para, bunu bu zaman kullanmayacak da ne zaman kullanacak. Geçmişte çoğunu işverenlere peşkeş çektiler. İşsizlik ödeneğinde biriken paralar çalışanlarındır, bunu bile verirken sanki kendi paraları gibi veriyorlar. Böyle bir algı yaratmak işçi sınıfıyla alay etmektir

7. Eskişehir’de salgınla ilgili gelişmeleri izleyebiliyor musunuz? İzleyebildiğiniz kadarıyla bir değerlendirme yapabilir misiniz?

Basından izlediğimiz kadar bilgimiz var. Çok değerlendirme yapma şansım yok, vaka sayılarını ve hastanelerde yatan sayılarını bilmiyorum. Halkımıza mümkün olduğu kadar sokağa çıkmamalı.

8. Eskişehir Büyükşehir ve Odunpazarı Belediyelerinin Aşevleri hesapları bloke edildi. Gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Resmi kurumların döneme ilişkin hizmetlerini yeterli buluyor musunuz?

Aş evlerinin hesaplarına bloke koyulmasını tamamen yanlış buluyorum. Bu dönemde siyaset yapılmamalı; belediyeler halkındır. Halk hizmet etsinler diye oy verdi. Halka daha kolay ulaşmanın yolu belediyelerden geçer. Valilikler iyi koordinasyon sağlamalı belediyelerle… Ben valiliklerin hükumet üzerinden yapmış olduğu hizmetleri başarılı bulmuyorum.

9. Covid19 salgını ile mücadelede Türkiye’nin genel durumu hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Test sayımız ülkemizin nüfusuna oranla çok düşük; yapılan test sayısına göre pozitif vaka oranı yüksek, süreç iyi yönetilmez ise ölümler çok fazla olur.

10. Salgın sonrası günlerde dünya ve ülkemiz açısından işçi sınıfı mücadelesi, özelleştirme / kamulaştırma bağlamında bir değişim beklenebilir mi?

İşçi sınıfı açısından geleceği iyi görmüyorum; çünkü her zaman en kolay harcanan, yok sayılan kesim halk, yani işçi sınıfı olmuştur. Mücadele bugün olduğu gibi bu sürecin sonucunda da devam edecektir. Özelleşecek yer kalmadığı için süreç sonunda dolaylı vergilerle işçi sınıfının omuzlarındaki yük biraz daha artar diye düşünüyorum.

Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.