“Tedbir Diye Aldıkları Her Karar Ellerinde Patlıyor” – Eğit Der Eskişehir Şube Başkanı Emin Dağlı ile söyleşi

Yaşam Bellek Özgürlük bugünkü söyleşide sorularını Eğitimciler Derneği (Eğit Der) Eskişehir Şube Başkanı Emin Dağlı’ya yöneltti. Dağlı TÖS’den TÖB DER’e, EĞİT SEN’den EĞİTİM SEN’e ve nihayet EĞİT DER’e kadar gelen demokratik, bilimsel, laik eğitim mücadelesinde ülke genelinde ve Eskişehir özelinde çok önemli bir özne. Sorularımız ve Dağlı’nın yanıtları şöyle:

  1. Emin Dağlı 65 yaş üstüsünüz, salgın günlerinde bir gününüz nasıl geçiyor?

    Evde okumaya, araştırmaya zaman ayırıyorum. Okunmayı bekleyen kitaplarımı sıraya koydum, okuyorum. Evdeki eğitim ve ekin dergilerini (Varlık, abece, Eğitim ve Toplum, Eleştirel Pedeagoji) taradım, onları gözden geçirirken bazı notlar alıyorum.

  2. Ülke genelinde Eğit Der üyeleri genellikle 60 yaş üstü, üyeler arasında Covid19’a yakalanan var mı? Varsa durumlarından haber alabiliyor musunuz?

    Ülke genelinde üyelerimizle, şube ve Genel Merkezimizle telefon ve sosyal medya üzerinden haberleşiyorum. Eğit Der, Töb Der ve Eğitim Sen’den düzenli bilgi alıyorum. Şimdilik hastalık ve ölüm sayıları fazla değil.

  3. Eskişehir Eğit Der Yönetim Kurulu olarak toplantı yapabiliyor musunuz? Yapamıyorsanız gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Yönetim kurulu toplantılarını yapamıyoruz. Telefonla haberleşiyoruz, sürece ilişkin düşüncelerimizi böyle paylaşıyoruz. Yapacağımız işlere, bir araya gelmeden karar veriyoruz.

  4. Eskişehir’de salgın bağlamında yaşanan gelişmeleri izleyebiliyor musunuz? İzleyebildiğiniz kadarıyla, bilgileriniz çerçevesinde değerlendirmeleriniz nedir?

    Eskişehir’de salgına ilişkin gelişmeleri televizyonlardan, gazetelerden, sosyal medyadan ve özel iletişimlerimden öğrenebiliyorum. Açıkçası yeterli, net ve doğru bilgi edindiğimi söylemek çok zor.

  5. Eskişehir özelinde Valilik, Sağlık Müdürlüğü veya Belediyeler tarafından salgına ilişkin arandınız mı? İl düzeyinde bir beklentiniz veya öneriniz var mı?

    İldeki hiçbir yetkili devlet kurumundan ilgi görmedik, arayan olmadı. Çok pardon, devlete maddi katkı sağlamam için üç kez mesaj geldi. Mesajlara da ben ilgi göstermedim. Kolonya ve maske meselesi var birde… Vereceklerini vaat etmişlerdi. Henüz bir gelişme yok. Kendime, 35 TL vererek bir maske almıştım. Odunpazarı Belediyesi Aşevi hesapları bloke edilmişti. Bunu öğrendikten sonra ben Odunpazarı Belediyesini aradım; nasıl bir katkı sunabileceğimizi sordum.

  6. Salgın sürecinde bağış kampanyaları ile ilgili gelişmeleri (engellemeleri, baskıları) nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Belediyelere yapılan baskılar için çok şey söylemek mümkün ama ben kısaca çok çirkin diyebilirim. Ülke genelinde salgın ile ilgili yaşananları ibretle izliyorum. Hazırlıksız, programsız, hesapsız kitapsız bir süreç yaşıyoruz. Çalışan, çalışamayan emekçilerle ilgili kararları işverenlerle alıyorlar. Çok ayıp, emekçileri yok sayıyorlar. Eğitim ile ilgili kararlar ve uygulamalar yerlerde sürünüyor. Ancak son 40 yılda yetiştirdiğimiz insan tipi çok belirgin, çok acıklı. Bu konuda her zaman olduğu gibi öncelikle eğitimcileri sorguluyorum.

  7. Bu dönem özelinde üyelerinizle iletişim kurabiliyor musunuz? Hizmete, ekonomik desteğe ihtiyacı olan üyeleriniz var mı? Varsa kim nasıl destek sunuyor?

    Üyelerimizi yaş sırasına göre belli aralıklarla arıyorum. Hal hatır soruyorum, ihtiyaçları var mıdır diye soruyorum. Üyelerimiz maaşlı insanlar oldukları için, genel olarak mali sorunlarının olmadığını biliyorum.

  8. Covid19 salgın sürecinde Türkiye’nin genel durumu hakkında neler söyleyebilirsiniz? Yakın geleceğe yönelik öngörüleriniz neler?

    Salgının ülkemizdeki seyri çok olumsuz. Tedbir diye aldıkları her karar ellerinde patlıyor. Buna rağmen umutsuz değilim. Bilinçli, bilimden beslenen insanların direncinin bu olumsuzlukları yeneceğine inancım tam.
Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.