“Ülkemize ve İnsanlarımıza Yazık Olmasın” – Eskişehir küçük Millet Meclisinden Sevim Şahin ile söyleşi

Emek, özgürlük, adalet, insan hakları diyen herkes tanır onu. Eskişehir’in tüm eylem alanlarında ayak izlerini görürsünüz. Eskişehir küçük Millet Meclisi’nin (EkMM) on yıldır, sözün tam anlamıyla hamallığını yapıyor. Sevim Şahin’den bahsediyoruz. Bugünkü söyleşi sorularımızı Şahin’e yönelttik. Aşağıda Yaşam Bellek Özgürlük’ün sorularını ve Şahin’in yanıtlarını bulacaksınız.

1. Sevim Şahin salgın günlerinde zamanını nasıl geçiriyor?

Her kadın gibi yemek yapıyorum, ev işleri ile uğraşıyorum. Örgü örüyorum, el işi yapmayı özlemişim. Dostlarımı, akrabalarımı düzenli aramaya çalışıyorum.

2. Eskişehir küçük Millet Meclisi (EkMM) nedir, ne iş yapar?

Eskişehir küçük Millet Meclisi bir diyalog ortamıdır. 10 yıldır, düzenli bir şekilde her ayın ilk Cumartesi günü 12.00- 15.00 saatleri arası yerel ve genel iki gündemle toplanır. Ötekisiz herkesin kendini ifade ettiği bir platformdur. Tek şart, önyargılılar dışarda bırakılır. En önemli ilkesi, herkesin fikrine saygı duyarak dinlemektir. Herkes kendi fikrini paylaşır. Birisinin kırmızı dediğine, diğeri beyaz diyebilir; bunun için kimse birbirine saldırmaz. Saygıyla dinler. Birisi çok iyi konuştu diye alkışlamayız. Kimse kimsenin yerini dolduramaz. Milletvekillerine, belediye başkanlarına her zaman açıktır. Sivil toplumun ev sahipliğinde gerçekleşen toplantılarda herkesin yeri vardır. Gelmeyenin yeri boş bırakılır.

3. EkMM her ayın ilk cumartesi günü toplanıyordu, salgın günlerinde toplanabiliyor musunuz? Toplanamıyorsanız, şehir ve ülke gündemine ilişkin EkMM bileşenleri ortak bir değerlendirme yapma olanağı bulabiliyor mu?

Maalesef en son toplantımızı 07 Mart’ta yapabildik; bu dönemde toplantı yapamıyoruz. İlişkilerimiz ve sohbetlerimiz devam ediyor. En azından öncelikli olarak katılımcıların sağlık durumlarının iyi olduğunu biliyorum. Ülke gündemini çok iyi takip ediyoruz. Bileşenlerimizle, sosyal medya aracılığıyla zaman zaman gündemle ilgili sorunları ve sonuçları paylaşıyoruz.

4. EkMM bileşenlerinden oluşan bir heyet 2019 Ekim ayından beri Eskişehir Deprem Çalıştayı hazırlığı yapıyordu, bu çalışma hangi aşamada kesintiye uğradı? Koşullar uygunlaştığında süreç eskisi gibi devam edebilecek mi?

Deprem Çalıştayı ile ilgili tüm hazırlıklarımızı tamamlamıştık, 18 Mart’ta ilk aşaması gerçekleşecekti ama o hafta karantina günleri başladı. Deprem Çalıştayı bileşenleri, diğer katılımcı bileşenlerimiz hem kendilerini hem de toplumu düşündükleri için bireysel olarak kendi karantinalarını oluşturdu. Deprem de ülkemizin önemli bir gerçeği. Bu süreç rahatlar rahatlamaz programa devam edeceğiz. Koronadan çok insanımızı kaybettik, çok üzgünüz. Depremde insan kaybetmeyelim diye gece gündüz çalıştık, bu çalışmayı amacına ulaştıracağız.

5. Eskişehir’de salgınla ilgili gelişmeleri izleyebiliyor musunuz?

Eskişehir’de yerel gazeteleri de izliyoruz ama maalesef tam sağlıklı bilgi alamıyoruz. Sorularımız da cevapsız kalıyor. TTB açıklamalarını takip ediyoruz. Sohbet ettiğimiz muhtarlarımız var. Halkın yardım için muhtarlıklara başvurduğunu ve muhtarların çaresiz kaldığını biliyoruz. Muhtarların, insanlarla bir şekilde sürekli temas halinde olduklarını da biliyoruz; en azından onlara düzenli test uygulanabilir, koruyucu kıyafet verilebilir. İl Sağlık Müdürlüğü ile sağlık ocakları ve mahallelerdeki vaka sayıları birbirini tutmuyor.

6. EkMM tüm zamanlarda belediye temsilcilerine, partilere, milletvekillerine, atanmış bürokratlara açık oldu. Bu dönemde sizi arayan oldu mu?

Milletvekilleri, belediye başkanları, atanmışlar… Maalesef hiçbiri aramadı. Sivil toplum alanıyla görüşmelerimiz oluyor.

7. Bildiğiniz gibi belediyelerin bağış yapılan hesapları, Eskişehir Büyükşehir ve Odunpazarı Belediyelerinin Aşevleri hesapları bloke edildi. Gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tüm halkın ötekisiz hizmetindedir belediyeler. Eskişehir’de yerel yönetimler halka daha kolay daha güvenilir hizmet sunuyor. Bu hep böyleyi. Böyle bir davranışı doğru bulmam, kabul etmek mümkün değil. Eskişehir halkı da hesapların bloke edilmesini doğru bulmadı. Halk bu uygulamayı kınıyor, ben de kınıyorum.

8. EkMM toplantılarına katılanlar genellikle 60 yaş üstü, bu yaştakilere maske ve kolonya verilecekti, henüz sözler karşılık bulmadı. Değerlendirmeniz nedir?

Tüm bileşenlerimizle konuştum. Daha düne kadar kolonya ve maske geldi diyen olmadı. Bu konuda Cumhurbaşkanımızı kimse dinlemedi. İlk konuşmasında, kolonya evlerinize gelecek, demişti. Sosyal medyada canlı yayında AKP İl başkanını dinledim; şaşkınlık yaşadım. 58 kişi aktif dinlerken hepsi de maskemiz geldi, yardımlarımız geldi dediler. Çok üzüldüm. Demek ki üyelerine öncelik veriyorlar diye düşünmekten kendimi alamadım. Hangi parti bunu yapsa kabul edilemez. Ölüm geldiğinde kimseyi ayırt etmiyor, bunu en iyi korona günlerinde görüyoruz. Biz ne zaman ve nasıl bu hale geldik. Birbirimize ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde de öteki yaratılıyorsa buna ne denir.

9. Covid19 salgın sürecinde yapılanlar / yapılmayanlar bağlamında Türkiye’nin genel durumu hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Covid19 salgın sürecine hazırlıksız yakalandığımızı gördüm. Ekonomik ve sosyal durumumuz feci. Salgın başlar başlamaz bir ay sokağa çıkma yasağı konulabilirdi. Neden bir ay? Zaten küçük iş yerleri bir aydır kapalı. Zor durumdalar. Toplumsal bilinci gelişmiş, bu salgını ciddiye alan herkes bir aydır çıkmıyor. Bu sürede daha rahat atlatabilirdik. Çok basit bir maske bile bir ay sonra geliyor. İlk anda herkese maske takma tavsiye edilmeliydi. Maske yapma öğretilebilirdi. Sosyal mesafeden kesinlikle taviz verilmemeliydi. Bunlar için net uygulamalar olabilirdi. Hala dışarda maskesiz, sosyal mesafeye dikkat etmeyen onlarca insan görüyoruz. Hep söylerim küçük olmazsa büyük yok olur. Bu durumda küçük esnaf, işçi, memur ekonomik olarak yok oluyor. Herkes uzun zamandır ekonomik sıkıntı içindeydi. Uzun zamandır ekonomik sıkıntılardan, işsizlikten yüzler gülmüyordu. Şimdi artık bağıra bağıra ağlıyorlar. Kendilerine mi ölülerine mi bilmiyorum.

10. Covid19 salgın sürecinde yakın geleceğe yönelik öngörüleriniz nedir? Neler değişir, neler değişmez?

Covid19 salgın süreci sonrası, yakın geleceğe yönelik olacaklar şu: Koronadan ölmeyenler için daha da zor günler gelecek. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bu süreç kolay kolay bitmeyecek. Baharı göremedik yazı görecek miyiz belli değil. Herkese ötekisiz, sağlıklı günler diliyorum, tüm içtenliğimle. Bu süreçte herkes kendini gözden geçirmelidir. Biz, birinin canı yansa canı yanan insanlarız. Bizim bize faydamız var, birbirimizi artık kırmayalım. Tüm fikirlerin yaratıcılığından faydalanan, birlik beraberlik ve kardeşlik içinde çözümler üretelim. Ülkemize ve insanlarımıza yazık olmasın.

Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.